Verona’da bir aşk hikayesi

İtalya’nın az popüler ama en şirin ve en görülmesi gereken şehri Verona, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Verona’ya adımınızı atar atmaz büyülenecek, sanki şehrin size yavaş yavaş gezmenizi söylediğini hissedeceksiniz. Meydanlarında oturup sabah bir fincan kahve ve akşam bir kadeh şarap içmek, tarihi güzelliklerinde eski çağlara dönmek ve arenasında bir gösteri izlemek isteyeceksiniz.

Verona’nın meşhur daracık sokakları, fazlasıyla bakımlı yüzlerce yıllık binaları ve balkonlardan sarkan çiçekleri sayesinde romantizmi iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

verona

Şubat ayının en aşk dolu günü 14 Şubat’ta Verona’da olmak başka hiçbir şehirde olmaya benzemez. İngiliz yazar William Shakespeare’in oyunuyla ölümsüzleşen Romeo ve Juliet, 16. yüzyılda Verona’da yaşıyordu. Siz de Sevgililer Günü’nde Romeo ve Juliet’in evini gezerek aşkın büyüsüne kapılacaksınız.

Erbe Meydanı’nda okları takip ederek rahatlıkla Romeo ve Juliet’in evine ulaşabilirsiniz. 13. yüzyılda inşa edilen Juliet’in evi, Via Cappello Caddesi’nde 23 numarada bulunuyor.  Ev, Juliet’in ölümünün ardından 1905 yılında belediye tarafından satın alınarak restore edildi. Evin avlusundaki o meşhur balkona baktığınızda bir tabela dikkatinizi çekecek. Aslında o balkon Shakespeare’in oyunundan esinlenerek sonradan eve eklenmiş.

Casa-di-Giulietta

Juliet’in evinin avlusunda bulunan heykelin sağ göğsüne dokunduğunuz takdirde, bir inanışa göre sonsuz aşkı bulacağınızı garantilemiş oluyorsunuz. Ayrıca bu avlunun içinde bir de hediyelik eşya satış mağazası var. Buradaki hediyelik eşyaların hepsinin kalp şeklinde olması romantizmi daha da yükseltiyor. Her taraf bu kadar kalple ve aşk duygusuyla doluyken siz de birbirinize tekrar aşık olacak, Verona’dan hiç dönmek istemeyeceksiniz.