Kaş, harika bir tatil için sizi bekliyor

Kış aylarının soğuk ve yağışlı geçen günlerinde en çok hasret çekilenlerden biri de yaz ayları oluyor. Yaz aylarının gelişi ile birlikte tatil planları da başlıyor. Her sene farklı bir rota seçenler olabildiği gibi, alıştığı yerleri bırakamayanlar da var.Saklıkent-Kanyonu1

Bu sene farklı bir yerde  tatil yapayım diyorsanız, en güzel rotalardan biri Kaş. Adeta büyülenmiş olarak Kaş tatilinizden geri dönebileceğinizi söyleyebiliriz.

İş tabi ki tatil için gidilecek yeri belirlemekle bitmiyor. Kara yolu ile ve kendi aracınız ile seyahat edecekseniz, kıştan yorgun çıkan aracınızı güzel bir bakıma sokmanızda ve uzun yola hazırlamanızda fayda var. Havayolunu tercih edenler ise, en ucuz uçak bileti ile uçabilmek için bir an önce biletlerini almalı. Malum yaz aylarında seyahatler çok daha fazla artıyor ve bilet alma işlemi son güne bırakıldığında oldukça pahalı fiyatlara uçmak söz konusu olabiliyor.

Seyahat hazırlıklarınızı yaptınız, şimdi tatile hazırsınız ve Kaş’a gitmek için heyecanlısınız. Birçok kişi seçtikleri lokasyon hakkında önceden bilgi almak, gezecekleri yerleri belirlemek için seyahat blogu olan siteleri inceleyerek notlarını alıyor.  Böylelikle seyahatinde gezmek ve görmek için öncelik vermek istediği yerleri kolaylıkla yöreye gitmeden belirlemiş oluyor. Gezilecek yerler hakkında bilgi sahibi olunduğunda o bölgeleri gezerken çok daha kendini gezdiğiniz yerlere yakın hissetmek mümkün.

Kaş tatiliniz sırasında nereleri gezebilirsiniz, nerelerde keyifli zaman geçirebilirsiniz? Bir seyahat blogu olarak size birkaç yer önerimiz olacak.

İşte Kaş’ta görülmesi gereken yerler:

Kaş’a gidenlerin mutlaka ziyaret etmesi ve denize girmesi gereken yerlerden birisi Kaputaş Plajı. Kum ve çakıl karışımı bir yapıya sahip olan Kaputaş sizi oldukça etkileyecek. Kaş’a gelirseniz mutlaka burada denize girin. Buradaki su serin olmakla birlikte muhteşem turkuaz rengiyle oldukça cazip. 187 basamak inilerek karayolundan plaja ulaşılabilmekte.

Eşen Çayı’nın bir kolu olan Karaçay tarafından oluşturulan Saklıkent Kanyonu, 1996 yılında milli park ilan edilmiş olup yılda 300 bin turisti misafir etmekte. Milli park alanında Kaş ve Fethiye’nin üçer köyü yer alıyor. Kanyonda trekking ve rafting gibi bazı doğa sporları yapma imkanı bulunuyor. Giriş kanyonun dik yamaçlarına demir çubuklarla tutturulmuş olan 200 metrelik tahta bir köprüyle yapılabiliyor.

Kaleköy, tarihi adıyla Simena Antik Kenti Kaş’ta karayolu bağlantısı olmayan ve sadece denizden ulaşılabilen hem tarihi hem de doğasıyla gidenleri büyüleyen bir antik kent. Binlerce yıllık tarihi zenginlikleri ve muhteşem doğası ile tanışmak isteyenler mutlaka burayı ziyaret etmeli. Kaş Merkez’den yaklaşık 40 km uzaklıkta olan Kaleköy’de konaklamak oldukça zor çünkü sadece dört pansiyon bulunuyor.

Ülkemizdeki tek batık kenti içerisinde barındıran Kekova’ya kara ulaşımı yok. Devlet tarafından doğal SİT alanı olarak belirlenen ve korumaya alınan bu özel bölge aynı zamanda ülkemizin en iyi dalış rotalarından biri olarak gösteriliyor.

Antiphellos Antik Kenti  içerisinde Likya lahitleri, kaya ve anıt mezarları bulunmakta. Kentin sizi en etkileyebilecek yeri ise 4 bin kişilik antik tiyatro. Deniz kenarında yer alan antik kent Kaş merkeze yürüme mesafesi uzaklığında bu nedenle kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Xanthos Antik Kenti, geçmişi M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanan, Likyalıların en eski yerleşim yerlerinden olan bu kent, aynı zamanda Kaş’ın en büyük antik kenti. 1840’lı yıllarda British Academy tarafından yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan birçok eser bugün British Museum’da sergilenmekte.

Kaş’a 20 km mesafede yer alan Kalkan’ı keşfetmeden, Kalkan’ın liman, çarşı ve plajlarını görmeden,Likya döneminden kalma kaya mezarların bulunduğu Myra Antik Kenti’ni ve Demre merkezi de gezmeden Kaş’tan dönmeyin.