Afrika’nın En Lüks Treni İle Viktorya Şelaleri

viktorya-selaleleri

Bu sömestr tatilinde yurt dışına seyahate çıkmayı planlıyorsanız Sömestre Yurtdışı Turları size fikir verebilir. Bu sene değişiklik yapıp Afrika’da doğayla iç içe bir tatil planlayabilirsiniz. Afrika’nın en lüks treni ile konforlu ve keyifli bir serüvene çıkmaya ne dersiniz? Güney Afrika’da Cape Town’dan başlayıp Ümit Burnu Yarımadası, Elmas Madenleri, Başkent Pretorya ve Botswana’yı katederek devam edecek, ardından Zimbabwe Hwange Ulusal Parkında yapılacak safari ile UNESCO Dünya mirası listesinde yer alan Viktorya şelalerine kadar uzanan 10 günlük bir geziye hazır olun.

İstanbul’dan Cape Town’a hareket ile başlayan yolculukta 13 saatlik bir uçuşun ardından şehre varıyoruz. Afrika’nın güneyindeki en büyük şehir olan Cape Town, eşsiz doğası, dağları, kozmopolit mimarisi ve kültürel zenginliği ile capcanlı bir şehir olarak bizi karşılıyor. İlk gün güzel bir şehir turu yapıp dinlenmeye çekiliyoruz.

Ertesi gün ise Ümit Burnunu keşfe çıkmak için yola koyuluyoruz. Dünyadaki en büyük bitki krallığına sahip olan Ümit Burnu, faunası ve florasıyla adeta bir cenneti andırıyor. Tüm gün süren bu gezide Cape Town’a yakın bir bölgede yer alan Hout Bay kasabasında tekneyle açılıp sevimli fokları görüyor ve daha sonra Ümit Burnu’nda köpeksi maymun cinsi olan babunlarla karşılaşıyoruz. Ardından nefes kesici manzaraya ve yüksek yemyeşil tepelere sahip Cape Point’e çıkıp bu muhteşem bölgeyi panoramik olarak seyrediyoruz. Burada denize nazır bir mekanda balık yemeden dönmeyin. Daha sonra penguenleri görmek için Boulder’da ufak bir mola verip akşam üstü otelimize dönüyoruz.

Üçüncü gün Capetown tren istasyonuna vararak, trende vakit geçiriyoruz. Tren yolculuğumuz sırasında genelde gözlem vagonunda veya club lounge bölümünde vakit geçirdik. Siz daha rahat olmak istiyorsanız odanızı tercih edebilirsiniz. Tren yolculuğu esnasında çevredeki doğal yaşamı konforumuzdan ödün vermeden seyretme fırsatı buluyoruz. 7 saatlik yolculuğun ardından tarihi bir kasaba olan Matjiesfontein bizi karşılıyor. Ulusal miras listesinde de adı geçen kasabayı güzelce gezip trende akşam yemeği için sabırsızlanıyoruz.

afrika-luks-tren

Dördüncü gün kahvaltı ve öğle yemeğini trende yapıp öğleden sonra Kimberley’e gidiyoruz. Afrika’da elmasın ilk bulunduğu yerlerden biri olan Kimberley’de insan yapımı en büyük delik olarak bilinen BIG HOLE ve ELMAS MADENİ MÜZESi’ni gezintiye çıkıyoruz. Bu küçük müzede kilitli kasada bulunan elmasları görüyoruz. Ayrıca elmas madenciliğinin tarihini dinlemek istiyorsanız tam yerine geldiniz demektir. Akşam yemeğimizi tende yiyerek konaklıyoruz.

Beşinci gün trenle Krugersdorp, Johannesburg ve üzerinde altın havzaları ile ünlü Witwatersrand’dan Pretoria’ ya doğru hareket ediyoruz. Pretoria’daki özel Rovos Tren İstasyonuna vardıktan sonra otelimize giderek dinleniyoruz. Öğleden sonra kendimizi Pretoria sokaklarına bırakarak şehri keşfe çıkıyoruz. Keyifli bir turun ardından akşama doğru soluğu otelde alıyoruz.

Altıncı gün Botswana’ya hareket ediyor ve iki günü trende geçiriyoruz. Yedinci günkü yolculuğumuzda Botswana’ nın Başkenti Gaborone, ardından Botswana Zimbabwe sınırına kadar Kuzeye doğru yol alıyoruz. Plumtree’ ye varışımızla birlikte Zimbabwe’ye giriş yapıyoruz. Ertesi gün 4×4 araçlarımızla Zimbabwe Hwange Milli Parkında safariye çıkarak hayvanların doğal yaşamına tanıklık ediyoruz. Bu doğayla iç içe, keyifli gezinin ardından trende leziz bir akşam yemeği ve konforlu bir konaklama bizi bekliyor.

Son dört günü Victoria Şelaleleri’nde geçiriyoruz. Dokuzuncu gün UNESCO Dünya Mirası Listesinde de bulunan Viktorya Şelaleri manzaralı otelimize giderek kısa bir dinlenmenin ardından Zambezi nehrinde gün batımını karşılamak için harekete geçtik. Dünyanın en önemli nehirlerinden biri olan Zambezi nehri gerçekten görülmeye değer. Lüks bir teknede kokteyl olarak gerçekleşen gün batımı seyri sırasında, nehirde su aygırı ve timsah gibi hayvanları da gözlemleme fırsatı yakaladık. Akşamüstü otele giderek odamızda rahatça dinlendik.

Onuncu gün otelden çıkarak nostaljik tramvay ile tarihi köprüye doğru keyifli bir yolculuk yaptık. Zimbabve’ yi Zambiya’ya bağlayan Victoria Falls köprüsü, Dünya’nın en yüksek köprüsü olup, Zambezi nehrinden 125 metre yükseklikte ve 198 metre uzunlukta oluşuyla dikkat çekiyor.

Köprü’nün Zimbabve tarafında güzel bir kahvaltı ettikten sonra özel dağcı kıyafetlerini giyerek köprünün altında keşif yürüyüşüne katıldık. Daha sonra otelimizde dinlenip akşamüstü şelale bölgesini keşfe çıktık.

11.gün özel aracımızla Zambiya sınırını geçip Livingstone şehrini gezdik. Şehri kısaca bir turlayıp bölgenin en büyük el sanatları çarşısında alışveriş yapıp öğle yemeği molası verdik. Öğleden sonra Victoria Şelalelerinin Zambiya tarafını keşfe çıktık. Şelale üzerinde helikopter ile keşif uçuşu yaparak heyecan dolu dakikalar geçirdik. Akşamleyin yerel Afrika dans ve müziği eşliğinde yemek yiyerek daha sonra otelimize dönüş yaptık.

Son gün özel araç ile havalimanına giderek Johannesburg’a uçup oradan İstanbul’a dönüş yaptık. Afrika’nın tüm doğal güzelliklerini keşfettiğimiz, farklı deneyimler yaşadığımız ilginç bir gezi oldu. Siz de bu sene sömestr tatilinde yurt dışı turları arasından bu keyifli geziye katılıp Güney Afrika’da sürükleyici bir tatil yapabilirsiniz.